Crossbones Tanıtım

Beni hala şaşırtmaya devam eden şeylerden biri birbiri ile aynı temaya/mevzuya sahip yapımların peşpeşe gelmesi. Film pazarında dahi sıklıkla karşılaştığımız bu benzerlikler (bknz: White House Down/Olympus Has Fallen) televizyonda da ister istemez karşılığını buluyor. Geçtiğimiz zamanlarda Starz’ın Black Sails adlı özgün dizisi ile ekranlarda olacağını haber vermiştik.

İlk sezonunun 8 seksiyon olması plan edilen Black Sails Michael Bale’in (Transformers, Armageddon, Pearl Harbor) elinden çıkmıştı ve Kaptan Flint (Toby Stephens) ve adamları çevresinde dönen öyküleri anlatıyordu. Korsanlara dair bir yaşamı mevzu alacak yapımı; çocukluk hayallerimizin daha karanlık bir öykü ile süslenmiş durumu olarak nitelemiştik.

NBC’nin bu sezon uygulamanına aldığı Crossbones da benzer bir öyküye ancak daha bilindik bir kahraanlam sahip. Blackbeard (Karasakal) adlı korsanın anlatılacağı yapımın başrolünde duayen oyuncu John Malkovich var. Blackbeard de tıpkı Black Sails gibi Bahama’ların New Providence adlı adasında geçecek. Seri Colin Woodard‘ın The Republic of Pirates adlı eserından uyarlama.

Konusuna gelirsek; NBC’nin kendi tarifi ile:

Bahama adası New Providence’da yıl 1715. Amerika’nın ilk işleyen demokrasisi. Şeytani korsan Edward Teach yani Blackbeard’in yönetmekte olduğu hırsızlar, kaçaklar ve denizcilerin serseri diyarı. Yarısı barakalarla yarısı çapulcuların cenneti olan -dünya ticaretinin en büyük tehdidi- bu yerin dünyada eşi aynısı yok.

Bu korkunç topluluğun denetimini ele geçirebilmek için Tom Lowe, yüksek kabiliyetlere sahip bir suikastçi, zeki ve karizmatik Blackbeard’i devirmek için korsanların cennetine gönderiliyor. Ama Lowe Blackbeard’e yaklaştıkça, amacınin o kadar da kolay olmadığını fark ediyor. Lowe elinde olmadan şana olan susuzluğu sınır ve yasa tarif edmeyen Blackbeard’in politik en uygunlerine saygı duymaya başlıyor. Ama Lowe Blackbeard’in iktidarının tek tehdidi değil. O çoğu düşmanı ve yalnızca tek bir zayıflığı olan bir adam-reddedemeyeceği kadar büyük bir tutku ile bağlı bulunduğu bir kadın.

Luther’ın menfaatli yazarı Neil Cross ve menfaatli üreticiler Walter F. Parkes ve Laurie MacDonald’dan (“Gladiator,” “Men in Black”) inanılmaz bir aksiyon yapımı. İngiliz Kraliyetinin mi yoksa korsanların mı kötü adam bulunduğuna karar veremeyeceğiniz bir ahlaki tertiple karşınızda.

Sezon ortasında yayına girmesini beklediğimiz dizi için yukarıyadaki tanıtımın gayet yeterli olduğuna inanıyorum. Benim gibi insanlar için John Malkovich’İn ismini duymak bile izlemek için yeterli. Bunu söylemekle eş güdümlü Crossbones’un Black Sails’in talihinı son derece düşürdüğünü de belirtmem gerek. Bir sezonda İki korsan dizisi izlemek için bize cidden bambaşka İki öykü sunmaları gerekiyor. Fakat geçmiş deneyimlerimize itimatirsek, ilk sezondan sonra İki yapımdan birine veda edeceğimizi söyleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir